8.10.2010

şer

gündüzlerin gecelerden farklı olmadığı bir mevsime taşındık
sis berraklığı kaşıklayıp duruyorum.daha da bulanıklaştı fetusumdaki çamur
yağmurun bıraktığı ıslaklığa sevişen , sümüklü böcekler  hariç dürüst herhangi birşey de hissedemiyorum göremiyorum
İstanbulluların hatta dünyalıların bana yetmediği bir çağ başladı.gazeteler kağıt bebek vermiyorlar ya ondan bu bulmaca halim
en sevdiğim şey metro oldu mesela
kusasım geliyor bunu düşündükçe

Evet sen busun.!en sevdiğin şey metro
sokakta oynadığın oyunlarsa komik
 eski binalardaki  sutünlara bakıp bunun rölöve planı nasıl olurdu? diyen ses
kimsin sen?
kim bu vizyonları boyayan ,çizen karikatürist? kim?
bir cuma günü, cumartesiye ne kadar bulaşmış ve bir pazar günü, pazartesinden ne kadar arta kalmışsa o kadar bağlaçımsı bu karikatüristimle olan ilişkim.
sütten gemiler ve arızalı origami ördekler uğruna ,seni ,bir fincan öpebilirim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder