30.11.2010

Sükut Yankıları.

Sükunet ,
sen ne  deliliklerden geliyorsun
kim bilir hangi hikayenin memleketinden kaçıyorsun

neler susturuyor insanı , 
saman altından ,zaman yürütürken işlerini
di mi?
bilirim susacaksın

oysa ,arabeske yanaşmalı ,
kurutulmuş karanfili koklar,
koklar da
usuna dem verir misali gürültülü bu cinnetler

sayın sesler ,
buhran tarlalarında son hasattır sükunet,
olmayı bitirir,
duymayı bırakır

işte bu yüzden
karınca yuvalarına saklanmış sorular vardır

ne damlar kanını bıçakladığında?
''içiçinin içini öldürmek'' nedendir?
kaşmir atkının ardında , pahalı bir şah damarı mıdır yaşamın?

senin kolların ,bacakların var sükut
kokun var 

cevap vermiyorsun  sükut!..
yoksa ben miyim ''sen olan''

dudaklarımı dolduran  sükut ben miyim?
bol sokakların ,irin dolu yankısı ben miyim?


cevap yok,hiç varolmadı da
yüreğinin kubbesine azab dikenleri batıp
kanartmışsa  seni
duvara hışımla atıp,kırarsın sesini
çünkü susmalarında bir sesi olmalı
sükut yankılanır misali

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder