31.10.2010

hayalet oldum çünkü cadılar bayramıydı.



Hayatta keşfedilmemiş vadin kaldı mı deseler cadılar bayramı aklıma gelmeyecek bir şık olur.oysa doğduğum yeryüzünde var bu ve ben hiç kostümler giyip eğlenmedim bu yolla:)
oysa çok sevmez miyim kostüm denen şeyi ben
severim de üstelik.


NOT:(bu bayram babaların nazarında para tuzağı,annelerin gözünde amaann bırak eğlensin çocukcağız,çoğu insan gözünde hep amerikadan özeniyorlar olarak adlandırılır yaftalanır ne olmuşsa da olmuştur önemli olan eğlenmektir.)

29.10.2010

Run lola Run

izlenilesi film.bu gece beni başına kitleyen bu film de mutlu sonu tercih etmek size kalmış.özellikle telefonların torbaların önderliğinde sevimlileşen silahın bile cici durduğu bir film.izleyen pişman olmaz ;)

28.10.2010

pis dünya kaka dünya

bugün eski sevgilimi (sülük ayhan)canlı para isimli yarışmada 75 milyar kazanırken gördüm ne tuhaf tesadüf dedim ne pis tesadüf la:B
akan musluğu ne kadar sıksanda kapatamamak gibi hissettim onunla çıktığım zamanların kötü anılarını düşününce.pissin dünya pis

haass(.i)krıta vista beybe

en çok kendimi attım, bir otobüsün, bana dur diyen kırmızısına geçtiği hür yaya çizgisine
 ya da bir binanın kireçli damından epey kolayca sarkıttım baş aşşağı yaşamı
hiç bir sebebi yokken hemde saçsapanlık için sadece:*)

27.10.2010

İçmihraklandıramadıklarımızdan mısınız?

İçmihrak'a göz atmak beni hep içerlerime cereyan vuruyormuş gibice hissettirir.tatlıdır bir yandan ,bir yandan mızıklayan bir çocuk gibi yakama yapışıp birşeyler yap! der.Ne kadar bilek güreşi yaparcasına boğuşan beyin lopları, örs çekiç üzengi organcağızlarıma bağırsa da hayalim sürtünmesiz hava kadar namusludur.Bugün yine böyle hissettim zaten hep böyle hissederim.bazı köşelerimde bir genelleme olabiliyorum.Oysa koku bile alamıyorum bu özelliğim uçup gitmiş.öle ki bugün hindistancevizi aromalı ağdanın kokusunu zarzor alabildim.

26.10.2010

GDO

genetiğiyle oynanmışlık estirebiliyoruz kendimize.belki de insan olmanın tek düzeliğinden sıkıldıkta helyum balonumuzun yüklerini salıp uzaklara bulutlanıyoruz.hecelemeden okuyabildiğimiz mutluluklara kah kahalanıyoruz.aman ne bilmeli ki işte !!!!!!!!!!! mutluluğun hukukunda florasan lambalarla kılıç kalkan oynuyoruz ve kimi zaman kaval püflemek gerek gibi

ofkorsayken isimli bu abla bilincime girmişin züpbelaca gıllıgışlıca sinsisin


Her sabah çalar saat çalarken rüyanın kendini ona adapte edivermesi kafasından çıkamıyorum sevgili dostlar.

25.10.2010

Adımda hece niye yok

bu blogu açarken  çocukluk fotoğraflarımla karşılaştım eski albümlerden
okul fotoğrafımı görünce 2.sınıfta başıma dadanan heceleyememe rahatsızlığına yakalandım
hoca tahtaya! dedi ismini yaz! dedi. yaptım bunları
hecele! dedi.yapamadım pın-ar gibi bişey deimiştim
bidaha dene dedi.
Adımda hece yok dedim ve böylece burdayız
bu elem heceleyememe hastalığından kurtuldum şimdi mutlu sağlıklı ve heceleyebilen bir bireyim

24.10.2010

duy!

?-acıkınca kiremit yemek gibisin sen öle misin ki?
hani şöyle kavuniçi tuğlalar vardır bilir misin  içlerinde salyangozlar yaşar birde deniz kabukları harcına damlamıştır
ben onları diziyorum yazın balkona
kurutup saklıyoruz kışın her şeye rendeleyip  yiyoruz


?-aynı prezervatife tapan bir futbol takımı ile kaç kez karşılaştın
bilmiyorum sanırım hiçin yarısı kadar ,hepin çeyreği sıklığında
 ve zerdeçal'ın ne olduğunu bilmiyorum hala?




çok kalabalık konuşmalar ,yazışmalar, sesler dudak kasılmaları ve el yazıları arasında
ne duygu kalıyorsa onu duy!

rezalettir yemekleri meşhurdur aşçı cinayetleri:B



tai yemekleri kötü mü kötüdür benim nazarımda
işte burda yemeden önceki gülümseyen halim
işte yemeden önce olduğu için
gülümsemece var burda:)


funeral of rainbow


Resim yazısı ekle

Bu belki kendi hayatımdan çıkış yolu.kolayca kaçmak yok tabi.Bu bir film projesi uzun süre düşündüm diyemeyeceğim.Üstüne düşünmediğim hayal kurduğum bir film.
Bir oda var.Elimde numaramla kağıt tutmuş bekliyorum.Odaya bir sürü insan doluşuyor. girenler ayağıma basıyor,üstüme çamur fışkırtıyor elimde şemsiye var ama kırık sonra yok
bana bıçak çekip paramı istiyorlar sonra tokat biranda ne oluyor anlayamadan,üstüme beni boğacak esanslar sıkıyorlar,askerlikteki emirleri veriyorlar birini vurmamı istiyorlar benden,Bunlar olurken insanlar renk değiştiriyor aynı bukalemunlar gibiler diyorum içimden
 sınav kağıtlarına iş mülakatlarına boğuyorlar beni.Koskoca 70 yılda yaşanabilecek herşeyi on dakikada yaşatıyorlar.kahkahalar atıyorlar sırlar fısıldıyorlar.
Sonra oda bomboş kalıyor.
Odada ben bile yokum
belkice bir kısa film
bir hızlı ömür
veya 
bir veya

22.10.2010

humanart by pink flamingo

hayatın altı üstü insanla dolu.yeraltında madenci amcalarım,hava yollarında pilot abilerim,uzayda ise maymun kardeşler astronot rölünde:) amma dışlamışız maymunu yahu
Neyse bir çok insan var bir çok tip bir çok huy da beraberinde gelir
En sevmediğim iki türle başlamak isterim

1-ağlamaklı bakışlarla beyinsizmiş ve bebekmiş gibi konuşan kız modeli ;vıcık vıcıklardır! heryerinize yapışırlar.(bi pembe pokemon vardı aynen onun gibi)dudak taşıyordur sanki o konuşmaya ayak uydurayım derken zordur dudağın işi.kısacası dudak bile isyandadır neden bu kızın yüzündeyim ben der:D .Daha bi dudak podyuma taşınır iyi bir insan olsa da ölmek isterseniz size bir şeyler anlatırken.sanki bazı zamanlar insan değil de tek hücrelilermiş izlenimi verirler.her türlü kapris mevcuttur bu ablalarda.dünyanın en boktan yerinden filizlenmiş olsa da herkesten üstündür falan.eşit olmak yoktur onun gözünde.hor görülmüş ise onu senden benden çıkartır.ben bu tipleri safariye çıkanlar gibi gözlemleyebiliyorum.çünkü zengin çocuk kafesleme meraklısı tüm bu tipler, caddede takılıyor.her şeye özenebilirler her tarzda bitiverirler.ay ne de tatlıdır halleri.annesi temizlik görevlisi olan arkadaşım geldi aklıma o da böyleydi.ben çocuk çocuktum garipsemiyordum bu sosyal konumu.o ise annesinin temizliğe gittiğini saklamak için herşeyi yaptı.bir süre mal taklidi yaptım tabi sonra eşyalarımı çalınca.posta!!!!!

2-20 kişiye tek başına sözde daldığında iskoç kalelerini fethetmiş gibi övünen adamlar;tespih ile 13-15 yaşlarında  yakinen tanışmış abiler bunlar.çakıdan ....parmak kesme makinasına doğru ilerleyen aşamalarda şiddetin üstüne binerler.mahallede yükselirler.evlendirilmiş,namazlandırılmış,emeklileşmişleri de var bu abilerin.onlar daha heredotlaşmış abilerimiz.kaşlarına kesmeyen bu abilere süper egoları nedeniyle kıl olmaktayım.yoksa çok doğal geliyorlar bana.saf temiz ama 20 kişiye dalan abiler altı üstü!işte bu çok saçma
ulan erkeksin zaten.güçlüsün anladık!kung-fu posterleri  ,15 tllik plastik uçlu çakılar ve aynı çoraplarla haftada 140 kişiye dalmak!hobilerine yazmak için fazla, fazla.

Ego

Merhaba ben Canberk Kuru.
Kendime tapıyorum.
Hoş geldim.

bir avokadonun arabesk dinlemesi kadar güzel, bir sarımsağın vampirin eltisi olma olasılığı kadar kadar imkansızsın corcik:)

bu ay brazavil konseri kaçırılması,domatesin kilosunun on liraya varan fiyatı,sağanak yağışlı şemsiyesiz öğleden sonraları ve bol derse yetişme çabası içinde geçti ama bu çok eğlenceli

16.10.2010

80.

seksene ulaşmış olan izleyici sayıma sevinirken son katılımcıya tebrikler ediyorum beni mutlu etti ziyadesiyle kim bu beni mutlu eden 80.? ona bir armağan vermek geliyor içimden:D

12.10.2010

sinek fabrikası

sineklerimm vaaar!çıtır çıtır sinekler.abi o sinek çıtır mı?bigün bende o sineklerden yiycem(böle konumlandırınca iştahlanandırılamazdınız değil mi :)
işte ben çocukken japonyada kurutulmuş sinek sattım hep hayatım böle geçti.türkiyede sezercik japonyada ben bu işte yükseldik elbet şimdi sinek fabrikalarım var:)

9.10.2010

karPuz fetişi

amacı yok canım karpuz çekti hemde buz devri gelirkene 
bu ara meteorologlara danışılan soğuklar mamutların sonunu paylaşacağımı söylüyor
kavanozunuzun kemerlerini bağlayın 
İyii uçuşlar

Donnie Darko

Sevgili okur severler..

Bugün bir film izledim.Donnie Darko diye bir filmdi.Adeta kameranın bağırsağından geliyor.Kelebek etkisi temalı dram kokan iç burkan türden bir yapım anladığım kadarıyla.2000 yapımı .Kültleşmiş bir film.Genç bir adamın  hayallerinde gördüğü  tavşan kostümlü adamı takip ederek tahmin etmesi güç suçlar işliyor.Ve zamanda yolculuk ederek kötü olayların yerine iyi olaylar koymanın peşinden koşuyor.Filmi hakilaten çok takdir ettim.Zamanın şartlarına rağmen efektler yavan değildi.Mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

8.10.2010

Be Kind Rewind Official Trailer

Ve herşey oluR!

Dün harika bir gündü.okul çıkışında içilen kahvelere eşlik eden sigaralar bir kaç fal ve bir kaç kahkaha sonrası taksime adım attım.Belki 101. adımımdı ki bir spiker mikrofon dayadı bana.bir ropörtaj yapabilir miyiz? diye sordular.Bende olur ,tabi ki dedim.Ama konuyu bilmiyorum ne sorucaksa bilsemde bilmesemde bir yorum yapacağım artık.Neyse adam toz alma tütüsüne benzeyen mikrofonu soktu burnuma.Sormaya başladı.Türkiyede eşcinselliğe nasıl bakıyorsunuz?(ne eşcinselliğe mi ? :O  )hee evet türkiyede eşcinsellere kötü bakılıyor.... falanca filanca burası türkiye herşey r.zalet  diyorum falan hemde avrupa televizyonuna :D
sonra eşcinseller nerelerde takılıyor?
eşcinsel arkadaşlarınız eşcinsel haklarından bahsediyorlar mı?
Yooo amcacım dedim eşcinsel arkadaş gayet benimle onunla bununla kafayı güzel tutuyor bende ayrımcı değilim eşcinsellik normal bir şeyceğiz diyorum.

Yine yol veriyorlar taksimi gezmeye geri dönüyorum.Canberk kiralamaya karar verdiği evi anlatıyor.Bir polonyalı sokak sanatçısına özenip hemen  iplerle yaptığı devasa baloncuklardan yapıyorum.Pelin yaprak dökümü izlemek için yanımızdan ayrılıyor.Tuğba kaşlarını kırmızıya boyama konusunda düşünüyor falan.Eve dönmeye çalışırken fotoğrafımı çeken turislerin flashları patlıyor yüzüme.Arada vintage olduğunu idda eden dükkanlara giriyoruz.Ama alakasız manzaralar görüp çıkıyoruz .son durak  retroya giriyoruz keyif alıp çıkıyoruz.

şer

gündüzlerin gecelerden farklı olmadığı bir mevsime taşındık
sis berraklığı kaşıklayıp duruyorum.daha da bulanıklaştı fetusumdaki çamur
yağmurun bıraktığı ıslaklığa sevişen , sümüklü böcekler  hariç dürüst herhangi birşey de hissedemiyorum göremiyorum
İstanbulluların hatta dünyalıların bana yetmediği bir çağ başladı.gazeteler kağıt bebek vermiyorlar ya ondan bu bulmaca halim
en sevdiğim şey metro oldu mesela
kusasım geliyor bunu düşündükçe

Evet sen busun.!en sevdiğin şey metro
sokakta oynadığın oyunlarsa komik
 eski binalardaki  sutünlara bakıp bunun rölöve planı nasıl olurdu? diyen ses
kimsin sen?
kim bu vizyonları boyayan ,çizen karikatürist? kim?
bir cuma günü, cumartesiye ne kadar bulaşmış ve bir pazar günü, pazartesinden ne kadar arta kalmışsa o kadar bağlaçımsı bu karikatüristimle olan ilişkim.
sütten gemiler ve arızalı origami ördekler uğruna ,seni ,bir fincan öpebilirim