21.04.2012

Bilinmez olmayan biri oldum ben.Gizemli heyecanlı maceraları seven, dinleyen ,içlerinde yürüyen ben, gazetenin verdiği kağıt bebek ayşegülün yamuk kesilmiş haliydim.Bunun sebebi ağlamaktan gazetenin ekine saldırarak beni özensiz hıçkırmalarla kesen çocuktu.O mutsuzdu beni de mutsuz ediyordu.Ağlamayan daha doğrusu sinirlendiğinde bunu dışarı atamayan ,tüm damarlarında sakız gibi hırslarını çiğneyen yapış yapış organların arasında bir nabız sevginin sevilmesi gerektiğini söylüyordu.Bu sakızın şişirilen baloncuğunda ruh denen bir şey vardı.Olmalıydı.Ruh makastaydı .Onun ruhu beni kesiyordu.Ben çok çıplaktım.Haliyle halının kenarına atılabilirdim tarih 2000lerse.Eğer 80'lerdeysek beni buruşturmadan koynuna bile alırdı bu çocuk.Ama kim buruşmaz ki yataktaki şefkatin terbiyesinden hele hele iştahla gazeteden kesilen bir kadınsa bu.Cezaevlerinin,asker ocaklarının dolap kapaklarında kağıt kadınlar.Kitaplar mahkum değildir.Onların dili vardır.Sesleri güzel veya çirkindir.Ama insanlaşmış ağaçlardır onlar.Bizim gibi sayfalar biraz az bir az..